This started as a disordered diary of our journey to and from Paris... And continues with our other journeys. We hope to share our little memories of "going-everywhere". A city, a place or just an experience!
Bu blog Paris yolculuğumuzun ve buradan yapacağımız tüm yolculukların düzensiz bir günlüğü olarak başladı... Diğer seyahatlerimizle devam ediyor. "Her yere gidişimizin" küçük anılarını paylaşmayı umuyoruz. Bir kenti, bir mekanı ya da sadece bir deneyimi!

Tuesday, June 7, 2011

Mont Saint Michel



Rennes'deki ikinci günümüzde Normandy bölgesine dahil olan tarihi Mont Saint Michel'e gittik. Karayla tek tarafından bir yol bağlantısı olan bu yarımada üzerinde, uzaktan bakıldığında Walt Disney'in amblemindeki şatoyu andıran, ortaçağ'dan kalma bir yerleşke bulunuyor. Günün belli saatlerinde adayı karaya bağlayan yolun altı tamamen suyla kaplanıyor (biz oradayken akşam 22:00'de suyun yükseleceği, bu yüzden park alanının o saate kadar boşaltılması gerektiği yazıyordu). Gel-git olayının net bir şekilde gözlemlenebileceği, harika bir manzaraya sahip burası... Merdivenlerle birbirine bağlanan daracık sokakları, içlerinde yaşayanlara imrendiren orjinal taş evleri, masal dünyasındaymışsınız hissini kuvvetlendiren, peri figürleriyle dolu küçük butikleri tam anlamıyla büyüleyici...


Rennes tren garının hemen yanındaki otogardan kalkan otobüslerle 1 saat içinde Mont Saint Michel'e ulaşıyorsunuz.


Yol boyunca Windows wallpaper manzaraları :)
 






İlk gördüğümüzde sanki bir dekora bakıyormuş gibi hissettik... Walt Disney'in amblemi için cidden buradan esinlenmiş olabilirler mi?




Elfler, periler, sevimli cinler...





Kalenin tepesine çıkmayı başardık!!









Saçtan da anlaşılacağı gibi rüzgar burada da formundaydı!


Bir de denize girmeyi hayal ediyorduk! Üşüyoruuuuzzzz...









knock knock:)


 




 












No comments:

Post a Comment